Milli İstirahat

Yedik köşesi için ilk durağımız Kemerburgaz’daki Kardeşler Lokantası oldu. Gelişmiş bir esnaf lokantası.

Geçen Salı günü (24 Kasım 2009) öğle vakti ben, Galip hoca ve ikinci bir arabada Halil hoca, Aylin ve Ceren Kemerburgaz’daki bu esnaf lokantasına gittik. Her ne kadar uzak gözükse de Santralistanbul’dan ulaşım kolay. 15 dakikada vardık.  Ancak öğle vakti Kemerburgaz merkezi gayet kalabalık ve park yeri bulmak zor. Bu lokantanın da park yeri yoktu, arada sokaklarda zar zor yer bulduk. Read the rest of this entry »

06 Apr, 2010

Mütevazi bir dönüş

Posted by: admin In: Malta'dan Haberler

Bruno Catalano’nun heykelleri…

Efendim, 1 Ocak’ta başlama sözü verdik ama bir türlü beceremedik. Biraz da muhteşem dizayn mitinin etkisinde kalmaktan… Onlarca dizayn denedik, birçok söz aldık ama sonunda işte şu anda gördüğünüş şablonla Milli İstirahat’in yeni dönemini başlatıyoruz. Aslında daha önceki blog deneyimimden yola çıkarak, zamanla büyüyecek ve güzelleşecek bir ortam olacağı gerçeğini unutmasaydım belki bu kadar beklememiş olacaktık. Her halükarda artık yayındayız. Milli İstirahat dağıtmaya geliyor. Şablondaki dağınık görüntümüz ise zamanla düzenlecek. I promise! :)

29 Nov, 2009

Milli İstirahat 1 Ocak'ta Dönüyor!

Posted by: admin In: Malta'dan Haberler

Malta Cemiyeti'nin en genç üyesi Ömer Heval doğdu

Malta’nın büyükleri tamam dedi. Bir süredir derginin olabilecek yeni hali için görüşmeler yapıyoruz- Pis Yedili aralarında:) Erkan son bir senede doktorasını ve askerliğini bitirdi. Çetin cidden baba oldu. Yasin evlenme mevlenme işlerine girdi, bize takılmaz oldu. Sinan ve Mami düzenli iş sahibi oldu ama bozulmadılar, arızalı halleri sürüyor. Ümit de pozitif anlamda arızalanma seziyoruz ki daha da güzel oluyor İstirahat için. Veysel, Mark ve daha bissürü yazarımız da beklemede.
Daha profesyonel bir Web-Zine olarak 1 Ocak’ta dergimiz yeniden çıkıyor. Domain name felan aldık. Şu anda en büyük sıkıntılarımızdan biri dergi için güzel bir şablon bulmak:)

Bu arada daha hızlı haberleşme için haberleşme grubumuza üye olunuz.

Her türlü güzel fikrinizi de bizimle paylaşsanız ne güzel olurdu…

16 Oct, 2009

adama böyle koyarlar

Posted by: admin In: Anılar| Veysel Kurşun

geçenlerde 84-85 öğretim döneminde aynı sınıfta okuduğum bi arkadaşla karşılaştım. bi bankada müdür olmuş.  dedi bana “gel oturalım çayımı iç”
aha işte bugün gittim oraya. odasında 2 kişi vardı. 1 tanesi ev kredisi almaya çalışan biri diğeri de mevduatı yüksek, yağlama yaptıkları biriydi.  bana bi çay söyledi (daha önce dediği gibi) . yaklaşık 15 – 20 dakika onlarla muhabbet etmesini bekledim. gözünün içine bakıyorum. biraz farklı bir durum bekliyorum. bi ara zengin olanına “veysel de benim ortaokuldan arkadaşım” dedi, aralarındaki yapışkan muhabbete beni de meze yaparak.  en son iki müşteri de çıktıktan sonra telefonları çaldı, oraya buraya talimatlar yağdırıyordu. baktım ki ben orda geçmişin nostaljisini taşıyan biri değil de, tanıdıklardan bıkmış bir banka müdürünün kaçmak istediği bir insanım.
-bana müsaade, dedim.
hiç beklemeden :
-ne demek müsaade senin deyince, kalkmak artık mecbur oldu dedim içimden.
-yine böyle gel, geçerken uğra dediği zaman da artık bir daha onun yanına gidemiyeceğimi kazıdım iyice aklıma.
ne iş yaptığımı, okuyup okumadığımı nerde oturduğumu bile sormadı.
sen kalk eski günlerin hatırına bi de davete icabet et. sonra adam seni umursamasın.
işte adama böyle koyarlar.

09 Oct, 2009

SON FUTBOL GÖSTERİSİNİN ARDINDAN

Posted by: admin In: Sinan Kızılkaya

Zidane kafa atarken

Zidane kafa atarken

Sinan Kızılkaya

Futbol izlemek, maç seyretmek ve taraftar olmak sıradanlığına ve bayağılığına rağmen niçin bu kadar çekici. Böyle bir soruyu cevaplamak üzere tasarlanan bir girişime tanıklık edecek bir metin her halükarda Azınlıktan olma hissini dayatacaktır insana. Azınlık olmak; bir taraftan kitleyle bütünleşme, birleşme, kitlenin içinde erime, kitlenin eyleminde kendinden feragat ederek yalnızca bir ‘an’ olarak orada varolma ve böylece tehlikeden ve her tür tehditten korunabilme arzusu ve beri taraftan bu bütünlüğün insanın hususiyet arzeden macerasına ket vuruşu ve hatta güruhun içinde olmamak kastıyla evvelden ilan edilmiş şerhlerin bazen de manifestotik ilkelerin bir anda ilga edilmesi mecburiyetinin ikilemi. Azınlık olmak insanı yorar. Sürekli olarak katıldığı her sıradan eylemi illa ki bir açıklamayla meşru göstermek ister. Bu meşruiyet, herkesten önce kendi için gereklidir. Çünkü, sanki günah işlemiş gibi ve sanki tövbeye gerek yokmuş gibi yaşanamaz. Bir kapıya yüz sürmenin ferahlığında dinlenmek gerekir. Read the rest of this entry »

Tags: ,

03 Apr, 2009

İstirahat muhtarlık seçimlerindeydi…

Posted by: admin In: Uncategorized

28 Mar, 2009

Yağmur, kadın, gidiş…

Posted by: admin In: Hikaye| Itır Dumlu| Post 13

Yük omuzlarındaydı gece gece. Gece zaten ne gereksizdir. Bir kaç kitap karıştırıp yatmalıdır. Yarın uzun olacak ya, hazırlık yapılmalıdır. “Yapılmalı” her şey. “Her şey olması gerektiği gibi” diye düşündü. Düşündü ama çıkamadı işin içinden. Sessiz uykusuna daldı. Ölümün canlı haline…

Eteklerinden yağmur süzülerek caddede yürüyordu. Kafasından geçen milyonlarca yargı, düşünce, üzüntü, saçmalık, endişe… Gereksiz olsa da beyninin içinde dolaşıp “hey ben buradayım!” demeyi unutmuyorlardı. Zamanında aldığı anti-depresanlara geri dönmenin korkusunu atalı uzun zaman olmuştu. Yağmur yağıyordu, biraz soğuktu, ama biraz. Aralık’ta biraz. Read the rest of this entry »

06 Jan, 2009

TRENDEKİ KÖSNÜL KOKU

Posted by: admin In: Ferdi Amca| Hikaye| Post 13

TRENDEKİ KÖSNÜL KOKU

Ferdi AMCA

Trendeyim. Kasabaya gidiyorum. Niçin? Bu soruyu cevaplamalı mıyım? Bazen mazeret üretmekte güçlük çekiyorum. Kendime yalan söyleyebilirim. İyisi mi es geç yüreğim! Aramak için mi? Hayır. Sadece bahane üretiyorum. Belki böylesi daha iyi. Neden olmasın? Biraz dinlenir, kendimi bulurum. Ne zamandır yalnız kalmayı düşlemiyor muydun? Evet, ama ya… Başlarının çaresine bakarlar. Yeteri kadar… Yalnızlık zor biliyorsun. Sen yokken… Evet… Hayatımın… Katlanacağız. Ben öyle… Onlar için de… Ne dersin? Harika! Her şeyi nasıl da yoluna koyuyorsun. Tabii bundan doğal ne var? Read the rest of this entry »

18 Nov, 2008

Yalnızlığın Yıldönümü

Posted by: admin In: Post 13| Serkan Demirbağ| Şiir

Yalnızlığın Yıldönümü

Nereden bakarsan bak,
sessiz kalışları
dört oldu.

Nereden bakarsan bak,
umarsız arayışları
dördü buldu.

Biri üçü severdi,
diğeri yediyi.
Şimdi,
neresinden bakarsan bak
bekledikleri ayrılık
onları buldu.

Serkan Demirbağ

03 Nov, 2008

Doğum günü kutlamalarına cevap

Posted by: admin In: Deneme| Post 13| Seven Lights

Doğum günü kutlamalarına cevap
Dogum gunu’mu kutlamadığım ve dolayısıyla kimseye haber vermedigim halde,
hali hazırda uyesi bulunduğum facebook sitesindeki portfoyumde bulunan 153 friends’den;
duvar yazısı vasıtasıyla doğum günümü kutlayan amerika şubem sevgili zeynep dadak’a, bilişimci hande sahtegi’ye,gonul insanı kadim arkadasim erkan saka ‘ya, Read the rest of this entry »